Yatırımda Çeşitlendirme Nedir?

Çeşitlendirme, portföyünüzün riskini azaltan ve daha istikrarlı getiriler elde etmenize yardımcı olan bir yatırım stratejisidir.

Günlük dilde tüm servetini tek bir yatırım aracına yatıranlara; “Bütün yumurtaları tek sepete koyma.” deriz. Çünkü sepetin altı sağlam değilse aynı anda tüm yumurtalarınız kırılır.

Yatırımda çeşitlendirme, yumurtaları farklı sepetlere koyma; yani yatırımı dağıtarak riski azaltma yöntemidir.

Paranızı olabildiğince farklı türdeki yatırım araçları arasında dağıttığınızda, ekonomik gelişmeler nedeniyle yatırımlarınızı kaybetme riskini de minimuma indirirsiniz. Yalnızca belli bir türdeki yatırım aracına yatırım yapmak istediğinizde de kullanabileceğiniz çeşitlendirme stratejileri bulunur.

Çeşitlendirme Yapmadan Önce Riskleri Belirleyin

Çeşitlendirme yapmadan önce, yaptığımız yatırım nedeniyle hangi risklerle karşı karşıya olduğumuzu bilmeli ve bu risklerin hangisini ya da hangilerini ortadan kaldırmak istediğimizi belirlemeliyiz.

Örneğin, hisse senedi yatırımı yapacağınızı varsayalım. Bir hisse senedi satın aldığınızda, şirketin bulunduğu sektör ve ülkeye dair risklerin yanı sıra o şirkete özgü riskleri de üstlenirsiniz.

Her ne kadar şirketin bulunduğu sektörde büyüme yaşansa da şirket çeşitli nedenlerden dolayı zarar edebilir ve hisse senedinin fiyatı düşeceği için yatırımlarınızı kaybedebilirsiniz.

Şirkete Özgü Risk Nasıl Azaltılır?

Paranızı tek bir şirketin hisse senedine yatırmak yerine, aynı sektördeki birçok şirketin hisse senedine yatırarak şirkete özgü risklerin yatırımınızı olumsuz etkilemesinin önüne geçebilir ve sektördeki büyümeden yararlanabilirsiniz.

Bu bir çeşitlendirme yöntemidir.

Ancak bu defa da ortak olduğunuz şirketlerin hepsi aynı sektörde faaliyet gösteriyor olacaktır. Yani sektör riskiyle karşı karşıyasınız demektir.

O sektörü etkileyen olumsuz bir gelişme olduğunda yatırımlarınızın tamamı bundan kötü etkilenebilir.

Sektörel Çeşitlendirme Neden Önemlidir?

Yatırımlarınızı farklı sektörlerdeki hisse senetleri arasında dağıttığınızda sektör riskini de azaltmış olursunuz.

Bir ekonomik gelişme, bazı sektörleri olumsuz etkilerken bazı sektörleri olumlu etkileyebilir. Yaptığınız çeşitlendirme sayesinde, yatırımlarınızın bir kısmının fiyatı düşse bile bir kısmı yükseleceği için portföyünüz daha az risk taşıyacaktır.

Çeşitlendirme, şirkete ya da sektöre özgü riskleri minimize etmek için oldukça faydalıdır.

Piyasa Riski Tamamen Ortadan Kaldırılabilir mi?

Bazı riskler tüm piyasayı etkileyebilir. Bu piyasa riskidir.

Örneğin, tüm piyasayı etkileyen olumsuz makroekonomik gelişmeler olabilir; siyasi ya da ekonomik bir kriz, savaş ya da büyük bir doğal afet yaşanabilir.

Yatırımlarınızı farklı ülkelerin borsalarındaki hisse senetleri arasında dağıtmanız ülkeye özgü riskleri azaltsa da tüm dünya ekonomisini etkileyen, örneğin Covid-19 salgını gibi olumsuz bir gelişme yaşanması durumunda yatırımlarınızdan zarar edebilirsiniz.

Hisse senedi portföyünüzde nasıl bir çeşitlendirme yaptığınıza bağlı olarak karşılaşabileceğiniz şirkete özgü, sektöre özgü ya da ülkeye özgü riskleri minimize etmeniz mümkünse de bütün riskleri tam olarak ortadan kaldırmanız mümkün değildir.

Farklı Yatırım Araçlarıyla Çeşitlendirme

Yatırımınızın bir bölümünü fiyat dinamikleri hisse senetlerinden daha farklı olan değerli maden, gayrimenkul gibi yatırımlara ya da para piyasası araçlarına yönlendirmeniz durumunda daha iyi bir çeşitlendirme yapmış olabileceğinizi aklınızdan çıkartmayın.

Diğer yatırım araçlarında da farklı çeşitlendirme stratejileri kullanabilirsiniz.

Tahvil Yatırımında Çeşitlendirme Nasıl Yapılır?

Örneğin tahvil yatırımı yaptığınızda karşılaşabileceğiniz en büyük risk faiz oranlarındaki değişimdir.

Faiz oranlarındaki artış tahvil fiyatlarının düşmesine, faiz oranlarındaki azalış da tahvil fiyatlarının artmasına sebep olur.

Tahvilin vadesi uzadıkça faiz oranlarındaki değişimlere olan duyarlılığı artar. Örneğin, faiz oranlarındaki bir birim artış, kısa vadeli tahvil fiyatını bir birim düşürürken, uzun vadeli tahvilin fiyatını iki birim düşürebilir.

Bu açıdan uzun vadeli tahviller, kısa vadeli tahvillere göre daha risklidir. Ancak bu tahvillerin faiz oranları kısa vadeli tahvillere göre genelde daha yüksek olduğu için daha cazip olabilir.

Yalnızca uzun vadeli tahvillere yatırım yapmak yerine, yatırımınızın bir bölümüyle kısa vadeli tahvil aldığınızda, yani tahvil yatırımınızı farklı vadeler üzerinden çeşitlendirdiğinizde, faiz oranlarındaki değişimlerden kaynaklı olarak karşılaşabileceğiniz riski de düşürmüş olursunuz.

Kaynak: https://finansalokuryazarlik.gov.tr/

Bu içerik, konkordato ilanları, konkordato talep eden firmalar, konkordato sürecindeki şirketler ve güncel konkordato kararlarını takip etmek isteyen kullanıcılar için hazırlanmıştır. Konkordatotakip.com üzerinden Türkiye genelindeki geçici mühlet kararları, kesin mühlet kararları, tasdik ve ret kararları, konkordatodan iflas kararları ve diğer konkordato süreçleri düzenli olarak takip edilebilmektedir.