Nominal Getiri ve Reel Getiri
Bir yatırımdan elde edilen getiriyi hesaplarken nominal ve reel getiri arasındaki farkı anlamak, yatırım kararlarını daha sağlıklı bir şekilde vermemiz için önemlidir.
Nominal getiri, yatırımı yaptığımız para birimi cinsinden ne kadar getiri elde ettiğimizi gösterirken, reel getiri yaptığımız yatırımın satın alma gücümüzü ne kadar artırdığını gösterir. Yatırım yapmaktaki amaç elde edeceğimiz getiri sayesinde daha yüksek bir satın alma gücüne erişmektir, yani asıl önemli olan yatırımdan elde edeceğimiz reel getirinin ne olacağıdır.
Reel getiriyi nominal getiriden enflasyonu ayrıştırarak bulabiliriz. Örneğin, bugün satın aldığımız mal ve hizmet sepetinin 1.000 TL tuttuğunu düşünelim. Sahip olduğumuz 100.000 TL ile bu sepetten bugün 100 adet satın alabiliriz. Sahip olduğumuz 100.000 TL ile yaptığımız bir yatırımın değeri bir yılın sonunda 120.000 TL ediyorsa, %20 oranında nominal getiri elde ettiğimizi söyleyebiliriz. Ancak, reel getirimizi hesaplamak için bir yılın sonunda aynı mal ve hizmet sepetinden kaç adet satın alabileceğimizi hesaplamalıyız. Bu sepetin fiyatındaki artışı o zaman dilimindeki enflasyon oranı üzerinden hesaplayabiliriz. Enflasyon oranı %10 olarak gerçekleştiyse, sepetin değeri 1.000 TL’den 1.100 TL’ye çıkmış olacaktır. Toplam paramız olan 120.000 TL’yi, sepetin yeni değerine yani 1.100 TL’ye böldüğümüzde, aynı sepetten artık 109 adet satın alabildiğimizi buluyoruz. Yani bir yıl önce 100 adet sepet alabilirken artık 109 adet satın alabiliyoruz ve bu reel getirimizin %9 olduğu anlamına geliyor. Reel getiriyi; (1+Nominal Getiri/1+Enflasyon Oranı) -1 formülü ile tam olarak hesaplayabiliriz. Nominal getiri oranından enflasyon oranını doğrudan çıkardığımızda da reel getirinin yaklaşık değeri hakkında yeterli bilgi sahibi olabiliriz.
Yatırım yapmadan önce nominal getirimizin ne kadar olacağını bazen hesaplayabiliriz. Örneğin devlet tahvili ya da vadeli mevduatların faiz oranları aynı zamanda nominal getirimizin ne kadar olacağını gösterebilir ancak nominal getiriyi hesaplarken faiz geliri üzerinden ödeyeceğimiz vergileri de dikkate almamız gerekir. Bununla birlikte, yatırım yapmadan önce reel getirimizin ne kadar olacağını hesaplamamız tam olarak mümkün olmaz, çünkü her ne kadar bazı yatırım araçlarında nominal getiri oranını önceden bilebilsek de yatırım yapacağımız dönemde enflasyon oranının ne kadar olacağını önceden bilemeyiz. Bunun için enflasyon oranındaki beklentileri kullanarak beklenen bir reel getiri oranı hesaplayabilir ve yatırım kararlarımızı bu oranı dikkate alarak verebiliriz.
Nominal ve reel getiri ayrımıyla ilgili bir diğer nokta da nominal getiri oranının hangi para birimi cinsinden olduğuyla ilgilidir. Örneğin, farklı para birimleri üzerinden yapılan tahvil ya da tevdiat yatırımlarının faiz oranları birbirinden farklılık gösterir. Bu farklılığın birçok sebebi olsa da, esasen para birimlerindeki enflasyon beklentilerinin farklı oluşundan kaynaklanmaktadır. Bir para birimindeki yüksek enflasyon oranı, paranın satın alma gücünü azalttığı gibi bu para biriminin diğer para birimlerine göre değer kaybetmesi de olağandır. Örneğin bir para birimi üzerinden sunulan nominal getiri çok yüksek olsa da vade sonunda bu para biriminin TL’ye göre oldukça değer kaybetmiş olması nedeniyle düşük ya da negatif bir reel getiri elde etmeniz mümkün olabilir. Tam tersi durumda, düşük nominal getiri sunulan para birimi vade boyunca TL’ye karşı değer kazanabileceği için yüksek bir reel getiri de elde edilebilir.
Bu içerik, konkordato ilanları, konkordato talep eden firmalar, konkordato sürecindeki şirketler ve güncel konkordato kararlarını takip etmek isteyen kullanıcılar için hazırlanmıştır. Konkordatotakip.com üzerinden Türkiye genelindeki geçici mühlet kararları, kesin mühlet kararları, tasdik ve ret kararları, konkordatodan iflas kararları ve diğer konkordato süreçleri düzenli olarak takip edilebilmektedir.


